10 Maddede Altın Değerinde Tasarım Kuralları

10 Maddede Altın Değerinde Tasarım Kuralları


Basit tasarıma dair düşündüğünüzden çok daha fazlası var. iPhone gibi bir ürün gözünüze ilk başta temiz ve mütevazi görünebilir fakat bu dış görünüşün altında çoğu insanın bilmediği birçok şey yatar. Pek de bilmelerine gerek yok sonuçta. İnsanlar genelde bir şeyin ne yapabildiğini ve bunun için kendilerinin ne yapmaları gerektiğini bilmeleri gerekmektedir.

Bu da Apple’ın minimal tasarımlarının altında yatan tasarım tarzıdır. Bir ürünü anlamak için her yerini kurcalamaya sebebiyet vermek yerine kullanıcının, ürünün nasıl çalıştığını kolayca anlayacağı şekilde ürünü tasarlamak ve bu yoldan onu alıkoyacak bütün dikkat dağıtıcı ögelerden de kaçınmak bu tarzın en büyük özelliği.

İşte sizlere basit, temiz tasarımın 10 altın kuralından dem vururken girişte iPhone ve Apple’dan bu yüzden bahsettik. Aslında bu kurallar da Dieter Rams’ın hazırladığı “iyi tasarımın 10 prensibi”nden esinlenerek ortaya çıkan değerler. Ama tasarımda basitlik üzerine biraz modifiye edilmiş durumdalar.

Daha Az, Ama Daha İyi

Bunu ilk önce Dieter Rams söyledi ve listede ilk sırada olmasının da bir sebebi var. Basit bir tasarım, ögelerinin zoraki bir şekilde çıkarılarak elde edileceği bir sonuç değildir. Burada yapılması gereken şey, tasarımın etraflıca efektif hale getirilmesidir. Rams’ın hedefi, tasarımı ikinci dereceden ilgilendiren ögelerden arındırmak ve onu pür, sade bir konuma getirmektir. Ne yazık ki tasarımcıların geneli, olayı abartarak tasarımdaki uygulanabilir ve kullanışlı ögeleri de çıkarmaya meyillidirler.

Bu şekilde çalışan tasarımcı hedefine ulaşamaz ve ortaya mutlak beyaz bir alan çıkar. Eğer tasarımdaki bir öge gerekliyse, hatta çalışmanın esaslarından biriyse, ne kadar hantal ve elverişsiz olsa da buradaki görevimiz onu tamamen göz ardı edip yok etmek değil, uygulanabilir bir hale getirmenin yolunu bulmaktır.

Nötr Olun

Bu tabii ki tasarımınızın tamamen kişiliksiz olacağı anlamına gelmiyor. Ama amacınız ulaşılabilirlikse, ziyaretçinin içerikten bir mana çıkarmasına yarayacak yollarda kolayca ilerleyebilmesi gerekiyor. Unutmayın, grafik tasarımın ve web tasarımının bir numaralı amacı içeriği sunmaktır. Bunu yaparken de insanları istedikleri bilgiye ulaşabilmeleri için en az baş ağrıtan şekilde yönlendirmek gereklidir.

Dürüst Olun

Tasarımınızın, içeriğin maksadıyla dürüst ve anlaşılır bir şekilde iletişime geçmesi gerekir. Tasarımınızı görüntüleyenler, içeriğin anlatması gereken şeyden yanlış bir anlam çıkarırlarsa bu, tasarımınızın yeteri kadar dürüst olmadığını gösterir.

Burada özel bir numara çekmenize de gerek yok, olay şu aslında; web sitesinin, flyer’ın, broşürün ya da posterin dizaynıyla alakalı ne varsa -grafiklerinden tutun renklerine kadar- satılan ürünün kendisine işaret etmeli, içerdiği bilgiyi doğru bir şekilde iletmelidir.

Zamanın Ötesinde Olun

Tabii ki şu anda neyin zamansız olacağı, neyin de karanlığa gömüleceğini kestirmek ya da söylemek bize düşmez. Ama yine de tasarımınızın geçici moda ve trendlere yönelmemesini ve bu sayede uzun ömürlü olmasını sağlayacak belli başlı kurallar da bulunuyor. Birincisi, bir şey trend hissi veriyorsa genelde öyledir. Bu noktada size en çok yardımı dokunacak eylem, okumaktır. Burada tasarım bloglarından ya da web sitelerinden bahsetmiyorum, her ne kadar çevrenizdeki tasarımcılarla aynı hızda ilerlemeniz için size kaynak sunsalar da…

Fakat belirli tasarım esasları, kütüphanenizde demirbaş olacak kitaplarda yer alacak kadar basit ve önemlidir. Bu esaslara ne kadar bağlı kalırsanız, tasarımınız da o kadar klasik olacaktır.

Klasik dediysek bunu asla sıkıcı olarak da algılamayın sakın. Bazı yaklaşımların hem günümüze hem de geleceğe seslenerek diğerlerinden daha iyi işlediği doğrudur ama unutmamak gerekir ki klasik çalışmalar her gün yaratıcı profesyoneller tarafından ortaya koyulmaktadır. Bugün bunları “günümüze ait” olarak konumlandırsak da üzerine bir on-yirmi sene koyduğumuzda tasarım harikaları arasında yer alacak çalışmalara rastlayabiliriz.

Daha Az “Tasarım”

Tasarım kelimesini yanlış bağlamda kullandığınızda bazı insanların aklında çok süslü ve abartılı bir imaj belirir. Elbette bu istediğiniz bir şey olamaz. Bir tasarımcı olarak yapmanız gereken şey, içerikten dışarıya çıkmaktır. Evet, tasarım güzel ve sanat formunda olabilir, o sıcak ve tüylü şeyler… Ama yine de en önemli olan şey içeriktir.

Bu konuda sizlere yardımcı olacak düşünme şekli, birleşme ile süslemenin karşı karşıya oluşudur. Sushii, her biri kendi başına önem taşıyan ayrı ayrı ögelerin buluşmasıyla tasarımda birleşmeye mükemmel bir örnektir. Balık, pirinç, wasabi, japon mayonezi (seveni varsa) ve deniz yosunu, tasarımdaki içeriği oluşturan bloklar gibidir. Lezzetli, muhtasar, tamamlanmış bir lokmayı oluşturmak için.

Yetenekli bir sushi şefinin birleştirip düzenleyebileceği türlü türlü içerik kalıpları vardır. Bu tarz bir yaratıcılık da size temiz tasarıma giden yolda yardımcı olabilir.

Diğer tarafta duran süsleme ise, pasta üzerindeki püsküllü şekerler gibidir. Ya da sushi temasından devam edecek olursak; süsleme, küçük kasedeki soya sosu ya da fazladan ekleyebileceğiniz bir yaprak olabilir. İyi güzel de olmazsa olmaz mı? Eğer wasabi yaprağı diye tutturmuyorsanız değil tabii ki.

Kapsamlı Olun

Tasarımınız basit olacak diye detaylar konusunda özensizlik edeceksiniz diye bir şey yok. Unutmayın, minimal tasarımda, izleyicinin karşısına gelecek son ürün, çalışmanızdaki bütün kusurları göz önüne serecektir. Oldukça acımasızca hem de…Tasarımınızın büyük bölümünün beyaz bir alan tarafından kaplandığını düşünürseniz, kötü kompoze edilmiş ya da şansız tipografi seçimlerini saklayacağınız pek bir yeriniz kalmıyor ne yazık ki. Aman diyelim!

Konservatif Olun

Sakın yanlış anlamayın, tasarımınızın gösterişsiz, yaşlı bir kütüphane görevlisine benzemesini kastetmiyoruz. Bütün kütüphane çalışanlarından da özrü bir borç biliriz efendim. Yine de tasarımınızın kullandığı kaynaklar açısından konservarif olması gerekmektedir. Yeşil tasarım günümüzün coşkusu durumundadır, fakat kaynaklarını koruyan tasarımlar yaratmak bundan çok daha derin bir mevzudur. Bu ayrıca kendinize ait kaynaklarla da alakalıdır; zamanınız, bireysel olarak sarfettiğiniz efor, sabit diskinizdeki boş alan.

Şunu da belirtmek gerekir ki eğer basit bir tasarım için mücadele veriyorsanız, kullanacağınız kaynakların çoğu çalışmanın başlangıç evrelerinde kendini göstermelidir. Mesela kek pişirdiğinizi düşünün, karışımın içine koyacağınız her şeyi aynı anda masaya dizmek pek mantıklı değil, değil mi? Karışıklık ve dağınıklığın kimseye bir yararı yoktur.

Eğer çalışma içerisinde yer alacak ögeleri sırasıyla yavaş yavaş birbirine eklemeye ve birleştirmeye başladığınızda -bu da kekin karışımını kalıba döküp fırına vermeden önceki ana benzer- hazırlık aşamalarında harcadığınız eforun boşa gitmediğini görürsünüz. Sonuçta tasarımınızın son hali bu çiğ karışıma pek benzemeyecektir, ama yine de siz bunun bilincinde olacaksınız.

Tasarım da aynen bunun gibidir. Birincil derecedeki planlarınızı, skeçler ve çalışmalarınızı aynı mutfaktaki bir aşçı gibi yaptığınızda ortaya temiz, basit ve münferit bir tasarım çıkar. Sonunda da aynı kek gibi, başlangıç evresinde aldığı yola dair çok az şeyi ele verir.

Aceleye Getirmeyin

Tasarımdaki detaylara pür dikkat yaklaşabilmek için işi aceleye getirmemelisiniz. Çalışmanızdaki bütün ögelere gereken özeni gösterin ve buna zaman harcamaktan çekinmeyin. Bahsettiğimiz şey genel geçer bir bilgi gibi görünebilir ama ilginçtir ki çoğu tasarımcı basit tasarım kavramına daha kolay ve daha az zaman harcanan bir olgu olarak yaklaşırlar.

Minimal tasarım görsel bir ilüzyona benzer. Son hali temiz ve basit görünebilir ama işin özü de budur. Bale yapmak gibidir. Olay izleyiciyi kolay ve eforsuz bir şey ortaya koyduğunuza inandırmaktan geçer. Eğer sonuç bu olursa, çevirdiğiniz üçkağıt başarıya ulaşmış demektir. Ama sanmayın ki bu hızlı ve kolay gelinebilecek bir noktadır. Ne olursa olsun oldukça zamanınızı alacağı bir gerçek.

Anlaşılabilir Olun

İyi tasarımın açıklanmaya ihtiyacı yoktur. Eğer tasarımınız üzerine bilinçli bir şekilde düşündüyseniz bunu zaten biliyor olmalısınız. Çalışmanızda günlük olarak kullandığınız bütün kalemleri düşünün. Büyük olasılıkla onları kullanmak için bir kılavuza ihtiyacınız yoktur. Tasarımınız da aynı şekilde açık ve anlaşılır olabilir. Burada “olmalıdır” demediğimizin altını çizelim, sadece belki “olabilirler”.

Böylesi bir basitliğe ulaşabilmek için çok çalışmak gerekir, fakat burada işinize yarayacak yaklaşımlardan biri de size en uygun ve en anlaşılır gelen tasarımlar hakkında notlar almaktır. Tasarımın olayı, kolay kullanılması mı? Ulaşılabilirliği mi? Karışıklıktan arınmış olması mı? Büyük ihtimalle tasarımların işe yaraması, onların özü sözü bir olan bir yapıda olmasından geçmektedir.

Tatlı Bir Şey Olsun

Dieter Rams, iyi tasarımın kullanışlı olduğu kadar güzel de olması gerektiğinden dem vurur. Neden? Çünkü; “Bir ürünün estetik değeri onun kullanılabilirliğinin sadece bir parçasıdır. Çünkü ürünler her gün insanlar tarafından kullanılırken bir yandan da onların refah seviyelerine oldukça etki etmektedirler.

Bu da demektir ki; bir şeye ne kadar çok bakarsanız, baktığınız şeyin de hisleriniz üzerinde o kadar çok etkisi olur.

Eğer her gün berbat bir tasarıma bakmak zorunda kalırsanız, onun berbatlığı içinize işleyecek ve dünyayla etkileşiminize bir şekilde etki edecektir. Belki her gün gittiğiniz kahvecideki baristaya biraz daha itici geleceksiniz ya da trafikte çakılı kaldığınızda direksiyona daha hırsla tutunurken bulacaksınız kendinizi.

Bir tasarımcıysanız, bu çirkinlik sizi çok daha kötü yollardan etkileyecektir. Eğer kötü tasarımlara bakmaya devam ederseniz, Rams’ın deyimiyle “estetik anlayışınız” bundan etkilenecek ve algınız bozularak iyi tasarımın ne olduğuna dair bakış açınız değişecektir. İğrenç tasarımlar arasında zaman geçire geçire yavaş yavaş siz de kendinizi bu rezilliğin üstüne bir şeyler koyarken bulabilirsiniz.

Sakın bunu kendinize yakın tasarımcılara yapmayın. Estetik değerlerinize sahip çıkın ve etrafınızdakilere de doğru şekilde ilham verecek çalışmaların üzerine gidin. Bu sayede birlikte en iyisini başarmak için daha doğru adımlar atacaksınız.

Sonuç Olarak

Basitlik bir yaşam biçimidir. Tasarımınızdan neleri çıkaracağınız hakkında çok iyi düşünmeniz ve bunu nasıl yapacağınıza dair doğru yolları bulmanız gerekiyor. Kolay iş değil, ama bu konuda ne kadar çaba gösterirseniz, neyin işe yarayıp neyin yaramadığı konusunda daha çok şeyi keşfedeceksiniz.

15
like
3
love
0
haha
0
wow
1
sad
2
angry