Giyilebilir Teknoloji ve Web Tasarımı

Giyilebilir Teknoloji ve Web Tasarımı


 

90’ların ortasında hesap makinesi özellikli bir saat taktığınızda, kendinizi nasıl da Jetson’ların küçük oğlu Elroy gibi hissettiğinizi hatırlıyor musunuz? Teknoloji artık hesap makinenizde müstehcen karakterler yarattığınız günlerden çok ileriye gitti. Artık smartwatchınız ile aramalar yapıp video çekebiliyor, nabzınızı ölçebiliyor ve çay-kahve alabiliyorsunuz. Bunun daha başlangıç olduğunu düşünün. Google Glass ve Andrid Wear’ın gelişi ve ufukta gözüken Apple iWatch ile dünyamız gittikçe giyilebilen teknolojiye uyum sağlamaya başlıyor. Bir bilgisayarın giyilebilmesi fikri, kullanıcıların internet ve tasarımıyla olan etkileşimlerini de farklı bir forma dönüştürecektir şüphesiz. Peki ya sizin web tasarımınız bu geleceğe hazırlıklı mı?

Giyilebilir Teknoloji Tam Olarak Nedir?

Giyilebilir teknoloji, giyim-kuşamın bir parçası ya da bir aksesuar olabilir. Bu güne kadar gördüğümüz örnekler, bileğe ve göze takılabilen ürünlerden ibaret. Bu ürünler tabii ki göşterişsiz ve hafifler. Bu güne kadar giyilebilen teknolojinin en popüler örnekleri; fitness için geliştirlilmiş olan Fitbit ve smartwatch kategorisinde yer alan Pebble olabilir. Çok dikkat çekmiş olmasına rağmen 1500$’lık fiyatıyla çoğumuz için ulaşılması zor bir ürün olan Google Glass’ı da örnek olarak verebiliriz. İlk çıktığında iPod’un da böyle bir fiyatı olduğunu düşünürsek; pazar rekabetinin eninde sonunda fiyatları giderek mantıklı bir seviyeye indireceğini ve bu ürünlere ulaşabileceğimizi söylemek yanlış olmaz.

Peki Bunlar Neden Bir Tasarımcının Umrunda Olmalı?

Çoğu kötümser düşünür için kolayca geçici bir moda olarak görülebilse de, Pew Araştırma Merkezi’nin internet projesi raporuna göre endüstri uzmanlarının %83’ü giyilebilir teknolojinin önümüzdeki 10 yıl içinde pazarda büyük bir genişlemeye gideceğini öngörmektedir. Bu öngörüden yola çıkarak 2025 yılında Internet of Things (IOT)’e tamamen batacağımızı, kullanıcıların internet sitelerine sadece masaüstü bilgisayarlarından ve mobil cihazlarından bağlanmayacaklarını düşünmek olasıdır.

Teknoloji ilerledikçe ve kullanıcılar giyilebilir teknolojiyi benimsedikçe müşterileriniz de giderek daha çok ulaşılabilir sayfalar talep edecektir. Eğer bu ihtiyaçlarına hazırlıksız yakalanırsanız, müşterileriniz de çözümü doğal olarak başka yerlerde arayacaklardır.

Giyilebilir teknoloji henüz emekleme evresinde olmasına rağmen hızla büyümektedir. Bir gecede ergenliğe girecek bir çocuk gibi düşünebilirsiniz. Bu teknolojiye ait bütün ilkel özellikler; browse edebilme, sosyal medya, anında mesajlaşma, kamera ve video hali hazırda bulunmaktadır. Bir tasarımcı olarak yapmanız gereken, var olan bu ergenliğe girmiş teknolojiyi, garipliğinden ve sivilcelerinden kurtarmaktır. Şimdi olduğu gibi giyilebilir teknolojide de amacınız, müşterilerin kendi ilgi odaklarındaki bilgiye ulaşabilecekleri güzel ve kullanışlı bir alan yaratmaktır.

Giyilebilir teknoloji için tam gelişmiş bir tasarım için önümüzde uzun bir yol var ama bu teknoloji üzerine düşünmeye başlamak tasarımı konusunda alacağınız kararlar açısından erken sayılmaz..

Giyilebilir Teknoloji Tasarımınızı Nasıl Etkileyecek?

Giyilebilir teknolojinin web tasarımını etkileyeceği bir gerçektir, asıl soru bunun nasıl olacağıdır. Akıllı telefonlar ve tabletler ile mobil teknolojinin bizi responsive diliyle nasıl tanıştırdığına bakalım. Aynı yoldan giderek giyilebilen teknolojinin gelip çatmasıyla tasarımcıların da kıyasıya bir çabayla modernize olacaklarını söyleyebiliriz.

Giyilebilir Teknoloji İçin Web Tasarımına Dair 7 Görüş

1. Tasarım Responsive Olmalıdır

Bunun yeteri kadar vurgulandığını düşünmüyoruz. 2014 yılında bile birçok siteye mobil cihazlardan baktığınızda çoğunun henüz responsive olmadığını görebilirsiniz. Restive Labs’in yakın bir zamanda yaptığı araştırmaya göre, Fortune 1000 web sitelerinden sadece %3’ü responsive ve hızlı sitelerdir. Gerekeni yapmadıkları takdirde kaçının açık kalacağını siz düşünün.

Browse edebilen giyilebilir teknoloji, hali hazırda mobil viewportlarını kullanıyor. Bu meta tag’i web tasarımınızda uygulamak için beklemeyin.

2. Bilgi Anlıktır

Giyilebilir teknoloji bilgiyi anında ister. Bilgiye anında erişim, giyilebilir teknolojinin en büyük özelliğidir. Cebinizdeki araçlar gibidir. Bu da web tasarımınızın anlık değişime uygun olarak hızlı çalışması ve kullanıcının erişimini kısıtlamaması gerektiğini gösterir.

Ziyaretçi neden web sitenizdedir? Bulduğunuz cevaba göre tasarımınızı planlayın. Bir tasarımcı olarak tasarımdan sıyrılın ve ziyaretçi için site üzerinde neyin gerçekten önemli olacağını anlayıp tasarımınızdaki hatalı ve yavaşlatıcı  ögelerden kurtulup kullanıcının bilgiye ulaşacağı yolu açın.

3. Etkileşim Her Şeydir

Giyilebilir teknoloji, zenginleştirilmiş geleceğe yumuşak bir giriş olarak görülebilir. Innovega iOptik Platform’a bir göz atın; kontak lensler ve micro-projector gözlüklerin kombinasyonuyla kullanıcılara nasıl bir “sanal kanvas” sunulduğunu görün.

Ses navigasyonu da giyilebilir teknolojinin başka bir etkileşim ögesidir. Konuşmak istemediğinizde de başınızla, elinizle ya da parmağınızla basitçe navige edebilirsiniz.

Giyilebilir teknoloji, kullanıcıları daha önce hiç yapılmamış bir şekilde teknolojinin içine götürecektir. Peki bu web tasarımı için ne demek? Öncelikle tasarımınız; statik ve güzel bir istirahatte değil, kullanıcılarınızın kim olduğunu ve onların ihtiyaçlarını nasıl karşılayacağını bilen dinamik bir yapıda olmalıdır.

4. Minimal Tasarım

Minimalizm, web tasarımında son yıllarda çıkmış bir trend olsa da bunun genişleyeceğini söyleyebiliriz. Boğucu bir yapısı olmadığı için giyilebilir teknolojiye de daha uygun bir tasarım modelidir. Genellikle tasarımcılar kullanıcıyı etkilemek için aşırı stilleme yaparlar. Daha zor olanı ise içeriğin merkezde yer aldığı sessiz bir tasarım yaratmaktır. Bunu başarabilmek de tasarımcının olgunluğunun göstergesi olur.

Web sayfanızın giyilebilir teknolojiye ait bir cihazda nasıl algılanacağını düşünün. Alanı limitli bir ekranda…

5. Metin Daha Büyüktür

Küçük boyutlu yazılar ne zaman sona erecek? Biz 12 punto ya da daha büyük yazılara inanıyoruz ve giyilebilir teknolojiyle bu daha da önem kazanıyor.

Google Glass’ı göz önüne alalım. Limitli bir faaliyet alanı ve navigasyon fonksiyonu olsa da kullanıcılar web sayfalarını ziyaret edebiliyorlar. Web siteniz mobil izlenime uygun değilse kullanıcılar yazılı içeriği göremeyeceklerdir. Google Glass’da görüntü, 2.5 metreden 25 inch’lik bir televizyona bakmak gibidir. Bu uzaklıktan küçük boyutlu yazı okumaya çalıştığınızı düşünün. Pek hoş değil.

6. Pop-uplar Çıkarılmıştır

Bazen şık dursalar da pop-upların fanatiği olduğumuz söylenemez, bu tartışılabilir. Ancak pop-upların giyilebilir teknolojide henüz bir yeri yoktur. Google Glass kullanırken bir pop-up penceresindeki X’e tıklamayı deneyin.

Eğer eklemeniz gerekirse, üstüne kocaman bir kapama butonu koymanız gerekir.

7. Web Tasarımı Sezgiseldir

Şu soruyu cevaplayın; Biri giyilebilir teknoloji aracılığıyla sayfanıza neden girer? Bilgi almak için mi, eğlenmek için mi, tarif almak, yön bulmak için mi ya da kupon bulmak için mi? Sebebi ya da ihtiyacı ne olursa olsun web tasarımı, ziyaretçiye her zaman onu doğal sonuca götürecek anlamlı bir yolda yardımcı olmalıdır.

Sezgisel tasarım, giyilebilir teknoloji olduğunda çok daha büyük önem kazanıyor. Kullanıcıların sitenizde gezinmek için yeterli imkanı ve sabrı olmayacaktır. Bunun yerine siteniz sezgisel olarak kullanıcı deneyimini öngörebilmelidir.

Sonuç:

Giyilebilir teknoloji kalkışa hazırlanıyor şimdilik. Bu yeni ve heyecan verici çevreye cevap verebilecek, gelecekte olabilecek değişimlerden etkilenmeyen web tasarımlarına hazırlıklı olun.

0
like
0
love
0
haha
4
wow
0
sad
0
angry