iOS 8 Tam İnceleme; Apple, Devrim İçinde Devrim Yaratıyor

iOS 8 Tam İnceleme; Apple, Devrim İçinde Devrim Yaratıyor


Apple bu yıl farklı bir firma haline geldi. Geçirmiş olduğu personel değişimleriyle daha açık ve cana yakın bir şirkete dönüştü. Ve bu değişim de kullanıcı isteklerine cevap veren iki farklı iPhone modelinin satışa çıkışıyla açığa çıktı.

Bundan tam bir sene önce Apple, 2007’de çıkardığı ilk iPhone’dan sonra görsellik açısından en dramatik değişimleri içeren iOS sürümünü yayımladı. iOS 7; birbirinin taklidi gibi duran tasarımların tekrarından bir kaçıştı. Daha “flat” daha renkli ve daha modern bir görünümde olan komple bir görsel bakımdı. Görsel açıdan çarpıcı bir değişimdi; uzun süreli iOS kullanıcılarının alışık olduğu bazı kısımlar geride bırakıldı ve hala geçerli olan, sorgulanabilecek bazı tasarımsal tercihler yapıldı. Ama iOS 7 var olan bir temel üzerine kurulmuş yeni görünümlü bir ev gibiydi. İçindeki bütün boyamalar yeni olsa da ana taslak aynı kalmıştı. OS’in çekirdek fonksiyonları her zamanki gibi aynıydı.

iOS 8’de Apple, eski temeli yıkıyor, yerine yeni ve daha dostane bir platform kuruyor. Apple iOS 8 ile yazılımcılara kapılarını daha önce hiç olmadığı kadar açıyor. iPhone bir araç olarak kalırken iOS 8, cihazlarınız ve uygulamalarınızı bağlamanız için kullanacağınız bir platforma dönüşüyor. Ama Apple yine de iOS 8’in çalıştığı yolu milyonlarca kişi için dramatik bir şekilde değiştirmiş değil. iOS 8 kendinden öncekilere göre çok daha güçlü olsa da hala her zamanki gibi kullanımı kolay ve erişilebilir bir platform olarak kalmış.

Bir işletim sisteminde yer alan çekirdek fonksiyonlarını, onları kullanacak milyonlarca kişinin deneyimlerini sekteye uğratmadan gerçekleştirmek, altından kalkması zor bir iş. Ve doğrusunu söylemek gerekirse iOS 8 de mükemmellikten uzak bir işletim sistemi. Kendisini farklı cihazlarda birkaç haftadır kullanıyoruz ve görünüşe göre Apple’ın hala üzerinde çalışması gereken birçok nokta bulunuyor.

Apple’ın iOS 8 ile gerçekleştirdiği en önemli yeniliği; daha önce hep sınırlı şekilde erişim verdiği üçüncü parti yazılımcılara, platformunu bir parça da olsa açmış olması. Üçüncü parti uygulamalar artık Apple’ın kendi yerleşik paylaşım sistemiyle bütünleşebiliyor, kendilerini Apple’ın Photos uygulamasının yanına koyabiliyor ve iPhone’un klavyesinin yerine geçebiliyorlar. Today tab’inin içine widget’lar yerleştirebiliyor ve sizi tanımak için Touch ID parmak izi taracıyı kullanabiliyorlar.

iOS için bu özellik ve kabiliyetlerin birçoğu daha bir yıl önce duyulmamış şeylerdi. Apple’ın; App Store 2008’de yayımlandığından beri, iOS’un çalışma düzenine dair yapmış olduğu en büyük değişiklik budur. Bu şekilde iOS daha önce olmadığı kadar dostane, uçları genişleyebilir ve kullanışlı bir platforma dönüşmektedir.

E tabi iOS 8’in de kusursuz olduğunu söylemiyoruz, hatta son yıllarda bize sunulmuş en bug’lı ve az parlatılmış iOS versiyonu bile olabilir. Testlerimizde pil ömrü konusunda iOS 7’ye kıyasla herhangi bir performans düşüklüğüne rastlamadık. Ama her yerde esrarengiz bug’lar bulunuyor; ihtiyacınız olduğunda ortaya çıkmayan bir klavye, ya da telefonu landscape’den portre moduna aldığınızda ekranda yanlış bir şekilde sabit kalan bir arayüz elementi bunlara örnek olabilir. Hiçbir iOS çıkışı bug’sız olmadı. Apple’ın haftalar ve aylarca yineleyeceği güncellemeler işleri biraz daha yoluna sokacaktır. (iOS 7 de altı ay sonra çıkan 7.1 güncellemesine kadar o kadar da iyi çalışmıyordu hatırlarsanız.)

iOS 8: Hatasız (bug’sız) Kul Olmaz

Birkaç yazılımcı, farklı sonuçlar alarak iOS 8’in yeni widget özelliklerinden yararlanmaya başladılar. Evernote’un widget’ı oldukça kullanışlı ve yeni notlar almak oldukça kolay. NYT Now da son başlıkları Today ekranına taşıyabiliyor. Dropbox’ın widget’ı, son değiştirilen dosyaları kendine ayrılan bölümde göstermekten başka bir şeye yaramıyor. Yahoo’nun Wheather ve News Digest widget’ları oldukça hantal gözüküyor ve yerini yadırgıyor. Anlaşılan, yazılımcılar iOS üzerinde widget’ların en iyi kullanım şekillerini bulmaya çalışıyorlar. Gerçekten işe yarar widget’lar görmek için biraz daha beklememiz gerekecek. Neyse ki bütün widget’lar sabit olarak kapalı geliyor, dilerseniz Today tab’inden ulaşıp hangisini kullanacağınızı seçebiliyorsunuz.

Yine aynı şekilde, üçüncü parti klavye desteği de uzun zamandır beklenen bir özellikti, ama şu anda kısmen bug’lı ve hasbelkader kullanılabilir durumda. Genel olarak klavye ihtiyacınız olduğu zamanlarda ekrana çıkmıyor bile, üçüncü parti bir klavye ile bildirimden düşen bir mesaja cevap verebilmek allaha kalmış bir iş. Üçüncü parti klavyeler iOS’un dahili imla servisine giriş hakkına sahip değiller. Yazılımcılar zamanla bu tarz sorunları çözeceklerdir. Ama bize kalırsa Apple’a, bu üçüncü parti klavyelerin kendi klavyesi gibi çalışabilmesi için çok fazla iş düşüyor.

Uygulamalar arasında veri paylaşmak, örneğin web üzerinden bir makaleyi alıp Pocket ya da Instapaper’a taşımak iOS üzerinde hep bir angarya olmuştur. Kullanışsız bookmarkları kopyalama-yapıştırma gibi zulüm eylemlerden bahsediyoruz. Bu sorun en sonunda, üçüncü parti uygulamaların iOS’un kendi paylaşım sisteminde kullanılabilir olmasıyla çözülmüşe benziyor. Çift tap ile web link’leri Pocket ya da Evernote da kolayca kaydedebiliyor. Drafts gibi app’ler de kirli URL’lere dayanarak üçüncü parti uygulamalara metin paslamak zorunda kalmıyor. iOS’un Android’e özellik paylaşımı konusunda en çok yaklaştığı nokta bu oldu. Bütün eğilim ve gayeleriyle Apple bu özelliği taklit etmiş oldu. Ama yine burada da küçük bug’lar mevcut; Pocket’ın, paylaşım sisteminde en yukarı sırada yer almasını ne kadar istesek de Apple’ın sabit listelemesinde bunu bir türlü başaramadık.

iOS’da üçüncü parti uygulamalarla fotoğraf editlemek, Photos uygulamasıyla asla mümkün değildi ama iOS 8’le bu tamamen değişiyor. Photos üzerinde üçüncü parti uygulamalarla fotoğraf editleyebilmek iş akışımız için büyük bir gelişme ve artık Apple’ın kendi araçları yerine Litely (yakında da VSCO Cam) ile fotoğraflar üzerinde iyileştirme ve ince ayar yapabiliyoruz. Her ne kadar üçüncü parti araçları kullanmak için bir sürü tap’leme gerekse de, bu özellik pek ortada bulunmasa da bundan oldukça etkilendiğimizi söyleyebiliriz.

Apple’ın Açık Olabileceği Daha Birçok Nokta Var

iOS 8 ile gelen bütün bu iyileştirmeler ve geliştirmelerle birlikte gelen açıklık hissi, Apple’ın açık olabileceği çok daha geniş alanları düşününce biraz zayıf kalıyor. Yenilenmiş Spotlight üzerinden; web sonuçlarının yanı sıra Wikipedia, iTunes, App Store, haritalar ve daha birçok site ve uygulama üzerinde arama yapabiliyoruz. Ama Apple, üçüncü parti uygulamaları bu sisteme entegre etse ve bu sayede nerede yemek yiyebileceğimize, sinema seanslarına ve Evernote notlarına da bakabilsek fena olmazdı diye düşünüyoruz.

Spotlight’a benzer olarak Siri de yenilendi. Üçüncü parti uygulamarla entegre olduğunda çok daha güçlü bir uygulama olacak. Siri ve Today tap’inin, Apple’ın pek farkında olduğunu düşünmediğimiz büyük bir potansiyeli bulunmakta. Bu yüzden Siri hala, Cortana (Microsoft) ve Google Now kadar düzgün çalışabilen bir kişisel asistan değil.

Eklenen yeni özelliklerin yanı sıra Apple iOS 8’de en çok kullanılan bazı uygulamalara da kayda değer yeni fonksiyonlar eklemiş durumda. Mail uygulaması olan Mailbox ve bazı diğer üçüncü parti uygulamalardan fikirler ödünç alırken, Messages da  anında kişi ekleme ve “swipe” ile silme özelliğini de kendine eklemiş durumda. Ama hala bazı üçüncü parti uygulama seçenekleri kadar iyi değil. Safari, masaüstü görüntüleme özelliğini kazandı ve Spotlight’a göre yeni sayılabilecek birçok arama fonksiyonuna sahip oldu. Haritalar yenilendi, ama pek de fark edilir şekilde değil. Hala toplu taşıma yön tarifini vermemesi affedilir şey değil.

Bunun yanında Messages iOS 8 ile birçok önemli yeni özelliğe kavuşmuş durumda. Kolayca oluşturulup gönderilebilen ve kendini imha eden (isterseniz altlarındaki Keep sayesinde kalıcı olmalarını sağlayabilirsiniz) ses ve video mesajları bulunuyor. Ayrıca bulunduğunuz lokasyonu iMessage ile kolayca paylaşabiliyorsunuz ve grup mesajlaşmaları oldukça kolay yönetilebilir duruma gelmiş. Bu ve bunun gibi özellikler uzun süredir Whatsapp gibi üçüncü parti uygulamalarda bulunuyordu. Biz yine de iOS 8 ile birlikte gelen sesli mesaj sistemini yoğun bir şekilde kullanmaya başladık. Kişisel iletişimimizde büyük yer kaplayacağını düşünüyoruz.

Eğer üçüncü parti bir klavye kullanmayı istemiyorsanız, standart klavyenin QuickType isminde, tahmin etme özelliği olan bir motoru bulunuyor. Bu motor, yazacağınız bir sonraki kelimeyi tahmin ediyor ve size seçenekler sunuyor. Sadece QuickType önerileri üzerinden -cesaretiniz varsa- cümleler yazabiliirsiniz. Bu özellik zaman içerisinde kullanıcının sözcük yazımı alışkanlıklarına ve kullanımına bağlı olarak gelişmek üzere tasarlanmış.

iOS 8 üzerinde yeni dahili uygulamalar da bulunuyor, ama bunların çalışma potansiyelinin tam olduğunu görmek için yine bir süre beklememiz gerekiyor. Apple’ın Health uygulaması, sağlığınız ve sıhhatiniz adına bütün verileri saklayabileceğiniz bir app. iPhone’un kendi adım ölçerini kullanıyor ve ayrıca Jawbone ya da Fitbit gibi üçüncü parti uygulamalardan da veri çekebiliyor. Sağlığınıza dair bütün verilerin saklanacağı bir “hub” olarak tasarlanmış olsa da, sunuluşundan gelen bir bug sonucu uygulamalar henüz Health’e bağlanabilir durumda değil. Bu yüzden saklanabilen bu veri şu anda pek bir işe yaramıyor. iPhone’unuzun saydığı adımları görmekten başka, şu anda Health uygulamasının pek bir işe yaradığını söylemek mümkün değil, ki bu konuda üçüncü parti uygulamalar çok daha iyi iş çıkarıyor. Health, Apple Watch çıktığında değeri anlaşılabilecek bir uygulama. Bu yüzden şu an bizim için app ekranından silemediğimiz sinir bozucu bir ikon sadece.

Eski iCloud, şimdiki adıyla iCloud Drive; iOS 8 için gerçek bir cloud yedekleme sistemi olma yolunda geliştiriliyor. Arkada sessizce çalışan bir yedekleme ve senkronizasyon servisi olmak yerine, iCloud Drive şimdi cihazlar arası dosya paylaşımı ve dosya yedekleme kabiliyetlerine sahip. Dropbox ve Google Drive örneklerinde gördüğümüz gibi yani. iPhone ile iCloud Drive’a kaydettiğiniz bir dosyaya iPad, iPod Touch ya da masaüstü Windows bilgisayarınızdan ulaşabiliyorsunuz. Ama eğer bir Mac kullanıcısı iseniz, iCloud Drive’ı kullanmak için OS X 10.10 Yosemite’i beklemeniz gerekiyor. Bu yüzden büyük sayıdaki iPhone kullanıcıları için bu özellik değersiz kalıyor.

Continuity ve Handoffi; iOS ve OS X’in Geleceği

Açıkçası, iOS 8’le ilgili birçok önemli özellik Yosemite’in gelişiyle birlikte ortaya çıkacak. Contiunity adlı yeni bir özellikle birlikte iPhone ile Mac arasında şimdiye kadar gerçekleşmemiş bir bağlantı kurulacak. Telefon görüşmelerinizi Mac üzerinden gerçekleştirebilecek, SMS alıp gönderebileceksiniz. Handoff sayesinde iPhone’unuzda yazmaya başladığınız bir maile Mac’inizden aylar sonra bile olsa devam edebileceksiniz. Mac üzerindeki Safari’de açtığınız bir web sitesi, bir tap ile iPhone’unuz üzerinden de erişilebilir olacak.

Şu anda Handoff’un yapabileceklerinin bir kısmına iPhone ve iPad’iniz varsa şahit olabilirsiniz. iPad’iniz ile iPhone’unuza gelen aramaları cevaplayabiliyorsunuz, telefonunuza gelen mesajlar iPad’inizde de görüntüleniyor. iPhone’unuzda Pocket uygulamasıyla okuduğunuz bir makaleye, iPad’de kaldığınız yerden devam edebiliyorsunuz.

Continuity ve Handoff açık bir şekilde iOS ve OS X’in geleceği konumunda: Sahip olduğunuz bütün Apple cihazları hayatınızla çok daha bağlantılı konumda olacaklar ve Apple ekosistemi içerisinde yarar sağlayacaklar. iOS ve OS X’in “bir” olmalarına az kaldı ve Continuity, bunun için ilk büyük adım sayılabilir.

iOS 8, bir işletim sisteminin nasıl çalıştığına ve Apple’ın bunu nasıl algıladığına dair bir büyük vites değişimi örneği aslında. Bu artık etrafı duvarlarla kaplı bir bahçe değil, kapıları da daha önce hiç olmadığı kadar yazılımcılara açılmış durumda.

Apple bu konuda hala temkinli davranıyor ve bu açıklık konusunda önünde gidilecek çok yol bulunuyor. Yine de Apple, kullanıcılar için erişimi etkilemeden bunun yolunu bulmuş görünüyor. App Store’da bulup indirebileceğiniz üçüncü parti uygulama, klavye ya da widget’lardan faydalanmadığınızda da iOS 8 günlük yaşamınızda kullanıcı dostu bir deneyim sunuyor. Ve birçok kullanıcı, kullanımdaki kolaylıktan ötürü iOS 7 ile arasındaki bu büyük farkları göremeyecek. Bu kullanıcılar Messages özelliklerinden, Safari’deki yeniliklerden ve dahili klavye üzerindeki QuickType’ın getirdiği yeniliklerden yararlanacak.

Uygulamalar arası daha kolay paylaşım yapmak, üçüncü parti klavye ve uygulamalar kullanmak isteyenler için bu yeni özellikler oldukça tatmin edici. Ve gizli kalmış, “power user”ların keşfedeceği birçok yeni özellik bulunmakta. Bunları bir önceki yazımızda incelediğimizi düşünüyoruz.

iOS 8’in Gerçek Potansiyelini Görmek İçin Aylarca Beklememiz Gerekiyor

Daha önceki iOS’ların piyasaya sunuluşlarından farklı olarak, iOS 8’in gerçek gücünü; OS X Yosemite’in çıkışından ve yazılımcıların onlara sağlanan yeni araçlara alışmasından önce göreceğimizi düşünmüyoruz. Apple’ın kısa süre sonra çıkaracağı HomeKit ve CarPlay de iOS’un hayatınıza daha sıkı bağlanmasını sağlayacak ögelerden. Bu yüzden iOS 8, şimdiye kadar çıkmış sürümler arasında en ileriye dönük tasarıma sahip olanı.

iOS 7, iOS’un yaşadığı evin yeniden inşası ise, iOS 8 bu evin altındaki beton temeli oluşturuyor. Bu da; iPhone ve iOS’un sadece birer akıllı telefon ve işletim sistemi değil, yaşamınızda kullanacağınız bütün cihazlarla tam etkileşimde olan bir geleceğin taslağı olduğunu gösteriyor. Apple, bu geleceğin kuruluşunu başlatırken sıra bu platformu geliştirecek ve yeni kullanım yollarını bulacak yazılımcılara gelmiş durumda.

0
like
0
love
0
haha
0
wow
1
sad
0
angry