YFYİ 2015 Etkinliği, öncesi ve sonrası..

YFYİ 2015 Etkinliği, öncesi ve sonrası..


 

İnsanoğlunun kendini, sürdürmekten alıkoyamadığı en iyi alışkanlıklarından biri hayal kurmaktır. Bu hayal belki bir araba, belki de keşfedilmemiş yerlere gitmek olabilir. Kendine, ulaşılması güç hedefler de koyabilir insan hayal ederken; dünyanın en zengin/güçlü insanı olmak gibi. Hatta yenilikçi fikirlerini hayata geçirip kendi işinin patronu olarak kendini gerçekleştirmeyi de hayal edebilir. Hayallerini gerçekleştirirken sadece kendini düşünmekle de kalmaz; toplumu, ülkeyi ya da dünyayı değiştirecek bir şeyi ortaya koymayı da isteyebilir.

Bu kişi bir girişimci olabilir. Ve bir girişimcinin hayalleri sınır tanımaz. Zaman tanımaz. Limit, gökyüzüdür.

 

 

Yeni Fikirler Yeni İşler programı; ODTÜ TEKNOKENT çatısı altında kurulduğu günden bu yana geçen 11 senede, girişimcilerin hayallerini gerçeğe dönüştürmek için ODTÜ’nün akademik altyapısı ile ülkenin Silikon Vadisi haline gelmiş ve yeni fikirlerin yeni işlere dönüşmesinde önemli bir platform olmuştur.

 

 

Yaklaşık 1 yıl öncesine gidelim. İstanbul’dan Ankara’ya giden ve kafasında deli fikirlerle heyecandan gözleri parlayan bir ekip düşünün. Kafasından eksik etmediği şapkasıyla her an yeni bir fikirle coşku içinde ekibini ateşlemeye hazır Ajans Başkanı’mız ve neferleri, ODTÜ TEKNOKENT’e doğru yol alırken türlü türlü hayallere dalmışlardı. Detaylara çok girmeyelim ve sizleri korkutmayalım şimdi. Bir minibüs dolusu adamdan bahsediyoruz sonuçta.

Ankara’ya yapılan o yolculuktan bugüne -yani 7 Aralık 2015’e- geldiğimizde, geride bıraktığımız en önemli günden bahsetmemek bize yakışmazdı. Aslında geç bile kaldık.

 

 

5 Aralık 2015’te ODTÜ KKM Binası’nda gerçekleşen Yeni Fikirler Yeni İşler finalinden bahsediyoruz. Hani Türkiye’nin en büyük inovasyon yarışması olan etkinlik. Şimdi her fırsatta aklınızı çelen Onedio’nun, dünyanın en büyük e-eğitim şirketlerinden Udemy’nin çıkış noktası olan yarışmanın ta kendisi. Buraları takip edip de habersiz olmanıza imkan yok zaten. Size bu konuda güvenimiz tam okuyucu kardeşler.

Ankara’ya, geçtiğimiz 1 yıl içerisinde, artık yol üzerindeki küçük köyleri ve bütün kavşakları bilecek kadar çok gidip gelmemiz, sabahladığımız tonla gece ve aylarca süren çalışmalar sonucu iletişim sponsoru olarak yer aldığımız YFYİ Finali için son hazırlıklarımız başlamıştı. Zaten aylarca süren çalışmalar diyoruz, anlayın.

 

 

Finale giden bu yolda etkinlik organizasyonu için kolları sıvadığımızda, bu seviyedeki oluşumlar konusunda deneyimli olan ekibimiz öncü vizyonunu konuşturuyor, Ajans Başkanı’mız bizden her gün farklı bir iş istiyordu. Aklına gelen her fikri hemen uygulamaya alma konusundaki tutarlılığıyla meşhur olan bu mükemmel insan karşısında elimiz ayağımıza dolanıyor, uyurken aparkat çekiyor, jet pack takmış gibi arada fırlıyor ve çok az uyuyorduk. Ama zaten bunlar bizim için olağan durumlardı.

YFYİ seviyesindeki bir etkinliği taşıyacak olmanın verdiği sorumlulukla hareket eden ekibimizde, etkinlik yaklaştıkça tazminatı yakma isteği artarken günler geçiyor ve YFYİ finalistleri açıklanıyordu.

 

 

Her zaman girişimcinin yanında olmasıyla bilinen Bimilim Tasarım Ofisi; finalistlerle kol kola girecek, düzenlediği sunum kampları ile girişimcilere fikirlerini nasıl daha iyi ‘pitch’ edecekleri konusunda yardımcı olacak ve gerek ofiste gerek ülkenin muhtelif bölgelerinde yardım ve yataklık edecekti. Girişimciyi dört bir yandan kaplayan yapımızla artık biz mi onlardan biri olduk onlar mı burada çalışmaya başladı bilemiyorum. Ortam çok karışıktı bir ara yani. Zaten kendisi de bir girişim olan Bimilim Ofisinde Milimadamları olarak birbirimize girişmekten de helak olmuştuk. Stresten atılan yumruklar ve tekmeler havada uçarken etkinlik tarihi de amansız bir şekilde yaklaşıyordu.

 

 

Etkinlikten 1 hafta öncesine kadar YFYİ ekibi ile kah telefonla kah yüz yüze iletişime geçtik; son hafta ise ofisin bir kısmını Ankara’ya taşıdık. Kelimenin tam anlamıyla KKM’de bir üs kurduk. Gece gündüz hoş bir NTV klasiği değildi artık sadece ve bu durum yalnızca bizim için geçerli değil, başta ODTÜ TEKNOKENT Kurumsal Gelişim ve Girişimcilik Direktörü İlknur İlkyaz Gül olmak üzere Teknokent yönetimi de bizimle birlikte Türkiye girişimcilik tarihininin en önemli günlerinden birinde etkinliğin ve organizasyonun her noktasında yanımızda ve her şeyleriyle destek oldular. Artık zaman ve mekan da el ele vermiş ve bize oyunlar oynamaya başlamıştı. İstanbul’daki ofisten Ajans Başkanı’mızın zafer çığlıklarını duyuyor, imdat çağrılarına kulak asmıyorduk. Sonra kulak astık tabii, sonuçta yaşamak istiyorduk.

Ve etkinlik günü geldi çattı.

 

 

Hani derler ya, bir şeyi çok istemeyeceksin diye. İlla bir arıza çıkar çok istersen. Aylarca para biriktirip aldığın telefonu daha ilk gün yere düşürür ve ekranını kırarsın ya hani… Sınav gününe kadar kendini paralarsın da sınav iptal olur mesela. Biz de ODTÜ TEKNOKENT ekibiyle birlikte büyük ihtimalle kendimizi fazla paralamış olacağız ki, arızalardan en güzeli etkinlik günü bizi bulacaktı.

 

Aslında her şey çok güzel başladı ve güzel bitti orada bir sıkıntı yok. Konuklar yavaş yavaş etkinlik alanına doluşmaya ve aylar süren çalışmalarla hazırlanan promo packleri almaya başladılar.KKM’nin her metrekaresi bu yılın en önemli girişimcilik günü için ülkenin dört bir yanından gelen öğrenciler, akademisyenler, girişimci adayları, girişimciler ve yatırımcılarla dolup taşıyordu. Etkinliğe yapılan 2300’ü aşkın konuk kaydı sayesinde KKM de tıka basa doluyordu. Heyecan en üst seviyedeydi, bütün hazırlıklarımız tamdı.

 

 

İlk anons sabah 09.00 sularında yapıldı: YFYİ2015 sefer sayılı uçuş başlamak üzereydi! Konuklar yerlerini alırken salonun ışıkları yavaş yavaş söndü ve giriş videomuzla birlikte etkinlik tam anlamıyla başladı. Kopan alkışlarla sahneye çıkan ve Türkiye’nin en karizmatik anchorman’lerinden olan Metin Uca kalabalığı selamladı ve söze girdi. Tam sözü girişimin önemine getirecekken yaşanabilecek en fena talihsizliklerden biri başımıza geldi ve salon bu sefer bizim elimizde olmayan sebeplerle karanlığa gömüldü: Elektrik kesintisi. Jenaratörler de patlak. Işıklar gidip gidip geliyor, dev ekranlar için hazırladığımız türlü türlü şekil iptal. Bu öyle bir mutsuzluk ki bütün ekipte resmini çizsen sen ağlarsın.

 

 

Sayın Uca’nın profesyonelce idare ettiği bu talihsizlik yaklaşık yarım saat sürdü. Kendisinin de belirttiği gibi bütün sanki bütün Murphy kanunları birbiri ardına gerçekleşmişti. Bu süre zarfında yaşadığımız gerginlikten oluşan elektrikle, 3 etkinliğe yetecek enerji birikimini de yapmış olduk ama nafile. Neyse ki Metin Uca’nın, salonu hayran bırakan kendinden emin tavrı ve mikrofonu devralıp bir girizgah yapan ODTÜ TEKNOKENT Genel Müdürü Mustafa İ. Kızıltaş’ın konuşması sonrasında arızanın sona ermesiyle her şey normale döndü.

 

 

San Francisco ile Türkiye arasındaki bağı T-Jump ile kuran ve SF’deki ofisiyle ülkemizdeki girişimcilere Amerika pazarının kapılarını açan ODTÜ TEKNOKENT bir ilki daha gerçekleştiriyor ve onlarca girişime ön ayak olmuş, dünyanın en önemli simalarından olan yalın girişimcilik gurusu Brant Cooper sahne aldı. Yalın girişimciliğin felsefesini anlatırken, girişimcinin öğrenmesi gereken çok şey olduğuna değinen Cooper; sunmadan önce öğrenmekten bahsetti. Girişimcilik hakkında anlattığı hikayelerden hepimizin çıkaracağı dersler vardı.

 

 

Sıra sunumlara gelmişti. Bu yıl ilk defa IDEA ve PRO olarak iki ayrı kategoride yarışan girişimciler ardı ardına sahne aldılar. Heyecanları, kazanma arzuları ve yeni fikirlerini gerçeğe dönüştürme hırsları gözlerinden okunan girişimcilerle ortak bir heyecanı paylaştığımızı da belirtmemiz gerek. Her birine ayrı ayrı duyduğumuz güven ve saygı ile ülke olarak daha güzel günler göreceğimizi düşünerek hayallere dalarken sunumlar bitti ve öğle arasına geçildi.

 

 

Öğle arasında girişimciler standlarındaki yerlerini aldılar ve fikirlerini konuklarla paylaştılar. Bütün standların önü meraklı bakışlarla doldu taştı. Zaman ilerliyor ve ödül töreni yaklaşıyordu. Etkinlik günü için hazırlanan ve baştan sona elimizden çıkma olan canlı bilgi ekranlarında da etkinliğe dair sosyal medya paylaşımları görüntüleniyordu. Etkinlik alanının her yerine yansıttığımız animasyon ve videolarla da YFYİ ve ODTÜ TEKNOKENT farkındalığını artırmaya yönelik çalışmalarımız konuklarla buluşuyordu.

 

 

Ödül törenine geçtiğimizde, bu yıl PRO-Enerji kategorisinde Hidrotürbin; PRO-Bilişim kategorisinde Scirobot; PRO-Sağlık kategorisinde BTech; PRO-Dayanıklı Malzeme ve Tüketici Elektroniği kategorisinde ise Machina 25.000 TL ve ABD Kampı ödüllerinin sahibi oldu.

IDEA kategorisinde ISSD’nin ABD Kampı Özel Ödülü’nü Kovan alırken, OSTİM ABD Kampı Özel Ödülü ise The Light ekibine gitti. YFYİ girişimcileri için hazırladığımız halk oylamasında 1. olan Engelsiz İnovasyon Takımı, bir teselli olarak nitelendireceğimiz 5.000 TL’lik ödülün sahibi oldu. Bulut Bilişim sponsorlarından Microsoft ve IBM’in cüretkar ödüllerini ise Footballpreneurs, Scirobot, Engelsiz İnovasyon Takımı ve Rocketscience kazandı.

Sıra geldi büyük ödüle. Ülkemizde girişimciliğe en büyük katkıyı sağlayan ve YFYİ’nin de ana sponsoru olan Elginkan Vakfı’nın 125.000 TL’lik büyük ödülünü kazanan Biyoçip’i tebrik ediyor ve ödül kazanan/kazanmayan bütün finalistleri tekrardan kutluyoruz.

Biz belki İstanbul’a döndük ama gerçekten bir yarımızı da seneye tekrar buluşmak üzere YFYİ finalinde bıraktık.

 

 

Bu arada Yeni Fikirler Yeni İşler, 2016’nın hazırlıklarına şimdiden başladı. Önümüzdeki yıl siz de bu satırlarda yer alabilirsiniz yani, her zaman takipte olmak için;

http://yfyi.odtuteknokent.com.tr/tr 

 

Biz mi? Biz yine markamızla birlikte olacağız, ister Ankara’da ister dünyanın başka bir yerinde. Ama şimdilik sizi YFYİ 11. yıl videosuyla sizleri baş başa bırakalım.

 

0
like
0
love
0
haha
0
wow
0
sad
0
angry